Çocuğum Okula Başlıyor | Makalelerim

ÇOCUĞUM OKULA BAŞLIYOR

İnsan hayatında ilkler her zaman büyük önem taşımaktadır. İşinde ilk gününü yaşayan bir insanın iç konuşmalarına kulak verelim: “ Acaba başarılı olacak mıyım?, Çalışacağım arkadaşlarla uyum içinde olabilir miyim?, Patronum iyi birisi midir?” gibi soruları sorması muhtemeldir. Elbette ki o da kaygı ve heyecanı yaşamaktadır.

Okula ilk gün başlayan çocuklarda da durum farklı değildir. Kaygıları, bu yaşa kadar güven duyduğu ve kendini huzurlu hissettiği aile ortamından ayrılmalarından kaynaklanır. Bir çocuğun gözünden baktığınızda bunun ne kadar normal bir davranış olduğunu kestirmek o kadar da zor değildir. Düşünsenize! En çok sevdiğiniz kişilerden (anne-baba) ayrılma zamanınız, gidilecek yer konusunda çok fazla fikir sahibi değilsiniz. Anne ve babanızın gideceğiniz yerde olmayacağını biliyorsunuz. Yeni yerinizde sizin gibi çocuklar olacaktır. Gideceğiniz yerde evdeki gibi sakinlik olmayacak ve gideceğiniz yerde belirli kurallar çerçevesinde hareket etmeniz gerekecektir. Bu durumları düşündüğünüzde kaygının doğal bir duygu durumu olduğunu çok kolay fark edeceksiniz.

Bu tür tepkiler, okula başlayan çocuklarda görülebilecek türden düşünceler ve tepkilerdir. Çocuğun bu şekilde düşünmesini besleyen temel faktör “kaygı”dır. Her çocukta kaygı mutlaka olmalıdır. Kaygı aslında motive edici bir unsurdur. Çocuk içindeki kaygıyı hafifletmek için çalışmalar yapar. Ve bu çalışmaları yaptıkça kendine olan güveni artar. Önemli olan kaygıya odaklanmak değil; kaygının altında yatan nedenlere odaklanmaktır.

OKUL, çocuğun evi dışındaki ilk kişisel açılmasıdır ve çocuk kendi aile içerisinde geliştirdiği kişilik kalıbını okula taşır. Aşağıdaki profilde de görüldüğü üzere çocuğun temel eğitimi aldığı yer ve kişiliğinin oluştuğu yer ailesidir. Çocuk büyüdükçe içten dışa doğru bir açılım gerçekleştirir. En iç sarmal(aile) çocuğun diğer sarmallarda uygulayacağı yöntemleri büyük oranda etkiler. En iç sarmaldan mümkün olduğu kadar yetilerle çıkmış çocuk bir sonraki sarmalda fazla zorluk yaşamayacaktır. En iç sarmalda (aile) ihtiyacını karşılamamış bir çocuk diğer sarmallarda da sorunlar yaşar. Herkes bu sorunun bulunduğu sarmal içinden kaynaklandığını düşünür ama çocuk dışa açıldığı her sarmalda bu sorunu gösterir. Çocuk büyüdükçe bu sarmaldan yavaş yavaş dışarıya çıkar. Çocuk aile içerisinde kullanmış olduğu davranış kalıplarını okuldaki ilişkilerine yansıtır.

OKULA GİTMEK İSTEMEYEN ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN BELİRTİLER

 Okula gitmek istemeyen çocukların mide bulantısı, karın ya da baş ağrısı şeklinde bedensel şikâyetleri genellikle sabahları uyanır uyanmaz görülmekte ve okula gitmelerine karar verilir verilmez de kendiliğinden kaybolmaktadır.
 Okul etkinliklerine karşı isteksizlik görülebilmektedir.
 Okula gelmemek için bahaneler üretebilmektedirler.
 Bu çocuklar genelde aile bireyleri dışındaki yabancı kişilerle sosyal ilişki kurmakta güçlük çekerler ve utangaçtırlar.
 Endişe, öfke, korku, huzursuzluk, üzüntü durumu görülmektedir.
 Çocuk ebeveyni tarafından yönetilmeye aşırı istek duymaktadır.
 Motivasyon ve enerji kaybı yaşanabilmektedir.
 İştahsızlık ve uykusuzluk görülebilmektedir.
 Okula gelmemek için okulda yaşadığı olayları olumsuz şekilde yorumlayabilir, ya da anne babasına okul ve öğretmeni ile ilgili beyaz yalanlar söyleyebilir.

ANNE BABANIN YAPMASI GEREKENLER

 Okula başlanılan ilk günün sabahı çok önemlidir. Hatta çocuğunuzla birlikte geceden okula yönelik hazırlıklar beraber yapılmalıdır. Okulda giyeceği kıyafetin hazırlanıp başucuna konması ve çantasının hazırlanması gibi… Bu sayede çocuk okul sürecine etkin katılarak kendisini bu durumun bir parçası gibi hissedecektir. Bu da çocuğu okula başlamaya yönelik istekli kılacaktır. Sabah kahvaltısı ise aile üyelerince hep beraber neşeli bir şekilde yapılmalı, çocukla yapıcı bir şekilde konuşulmalıdır.
 Çocuğunuzun okula başlayacağı ilk gün sevinçli, rahat ve sakin olun. Kesinlikle ağlamayın. İstediğini giymesine ve yanına küçük bir oyuncağını almasına izin verin.  Çocuğunuzun sizden ayrılma kaygısını azaltmak için kendi kaygınızı saklayın.
Unutmayın ki kaygı bulaşıcı bir hastalık gibidir. Her şeyi bir defada anlatın, vedalaşmayı hüzünlü hale getirmeyin, neşeli bir şekilde sarılıp, gülümseyerek ayrılın.
 Okula başladığı ilk dönemlerde ona karşı daha anlayışlı davranın. Fakat gereksiz yakınmalarda kabullenici olmayın. Çocuğunuzla okulda yaşadığı deneyimleri hakkında konuşun. “evet”, “hayır” gibi cümleler kurarak geçiştirmesine izin vermeyin. Onu konuşturmaya çalışın.
 Okulun ilk günü çocuğunuzla birlikte okula gelmek onun okula alışması açısından önemlidir. Çocuğunuzla okula gelmek, onunla okulu gezmek, öğretmenleri ile birlikte tanışmak ve akşam kendisini eve bırakacak şoför amcası ile tanışmak kendini güvende hissetmesini sağlayacaktır. Ya da çocuğunuzu sabah kendisini nasıl okula bıraktıysanız, akşam da alacağınız konusunda çocuğunuzla konuşmanız çocuğunuzun rahatlamasını sağlayacaktır. Çocuğunuzun öğretmenini ve şoför amcasını onun yanında eleştirmeyin. Bu tarz tutumunuz çocuğunuzun okula uyumunu güçleştirecektir. Çünkü çocuklar öğretmenini okulun bir parçası olarak düşünmektedir; olumsuz bir durumda da bunu okula genelleyebilir.
 Anne baba, öncelikle çocuklarının yaşadıklarının normal ve geçici olduğunu unutmamalıdır. Çocuğunuzun okula gitmek istememesi ile ilgili açıklamalarını ne olursa olsun önce dinleyin ve onun yaşadığı duygular hakkında konuşun. Onu dinlemeniz çocuğunuzu rahatlatacak ve kendisini önemli hissettirecektir.
 Çocuklarla olan iletişimde kararlı ve tutarlı olunmalıdır. “ Ne yapalım bu defalık böyle olsun, çok ısrar etti, ama hiç gitmek istemiyor” yaklaşımı ile çocuğunuzun gitmek istememesi pekiştirilir, hele ki bir de “Tamam gitme o zaman birlikte çok sevdiğin, istediğim bir şeyler yaparız” denilmesi de okulun, hep daha az gidilmek istenen bir yer olmasına neden olacaktır.
 Çocuğunuzun öğretmenini konu hakkında bilgilendirmeniz, öğretmenin çocuğunuzu anlaması konusunda yardımcı olacaktır.
 Çocuğunuzun özel bir durumu varsa bunu okul ile mutlaka paylaşınız.
 Çocuğunuzun ısrarla okula gitmek istememe durumunda altında yatan sebebin okul kaynaklı olma ihtimalini göz ardı etmeyin ve durumun devam etmesi halinde bir uzmandan destek almaktan çekinmeyin.